SEÇİLMİŞLIK İNANCI ( 2. YAZI )
KASITLI MUĞLAKLIK: Seçilmişlik inancı pek çok sakıncayı de beraberinde getirmektedir. Öncelikle terör örgütünün "Bizde hata yaptık" demesini imkansız kılar. Binlerce "normal Müslüman" Gülen terör örgütüne "28 Şubat'ta başörtüsü yasağı zulmüne karşı bizi yalnız bıraktığınız" dese,Örgüt hatasında bile sevap bulup, şöyle diyecektir. " O günkü şartlarda devlet ve millet adına, inandığımız değerler adına yapılması gerekli olan şey yapıldı. Burada hata varsa, bu hata bir içtihad ve tercih hatasıdır. Hattada iyi niyet ve samimiyet hakimse, günah değil sevap vardır( Ahmet Kurucan zaman 24 Ocak) Seçilmişlik inancından dolayı, "hata yaptık" diyemeyen Gülen'in, son süreçte hatalarının olup olmadığı hususunda muğlaklığı tercih etmesi tesadüfi değil, Şöyle diyor terörist başı " Hata bizdeyse tevbe edip bu süreçten sıyrılmak çok önemlidir"ama "illa Tevbe edeceğiz diye suni hataları icat etmeyin. Öte yandan,aslında terörist başı Kendilerinde bir "hata buluyor" ama bu hatayı bulurken bile seçilmiş inancından gelen örgüt kibrini aşikar ediyor. "Hak ettiklerini aşan bir seviyede Methu Sena da (övgü ) bulunduk belki. Temkinli olmamız gerekiyordu. olamadık belki. .... biz bu temkini koruyamayınca Allah da "Alın dost bildiklerinizin eliyle" dedi....." Halbuki, karşındakine bu şekilde değer biçmenin, " o şu kadarını hak ediyor" demenin yanlış olduğunu Gülen'in bizzat kendisi " Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Şehitlik" başlıklı sohbetinde söylemişti. Falanın, ,,,,, kıymeti harbiyesi bu kadardır! dememelidir.O, bilinemez, nezd-i uluhiyete ait bir husustur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder